GENEL

BİR TEK VERGİ SAVAŞIMIZ EKSİKTİ!

Son dönemde, “Ticaret Savaşları”, “Kur Savaşları” gibi uluslararası ekonomik güvenlik kapsamlı kavramları çok sık duymaktayız. Önümüzdeki dönemde ise “gümrük tarifeleri” ve yeni vergi kalemleri üzerinden şekillenecek olan “Vergi Savaşları” kavramını ve uygulamalarını çok sık duyacağız gibi.

Vergi savaşlarının tetikleyicisi “Dijital Hizmet Vergileri” olacak gibi gözükmektedir. Avrupa Birliğinde uzun zamandır tartışılan bu vergi ilk kez Fransa tarafından %3 olarak uygulamaya konuldu. Türkiye, “Vergi Savaşları” arenasına Fransa’nın ardında, hızlı bir giriş yapma yolunda.

Fransa’nın %3’lük dijital hizmet vergisinin ABD ile vergi savaşını tetiklediğini düşünürsek, %7,5 dijital hizmet vergisi ile vergi savaşlarına dahil olan Türkiye’yi önümüzdeki dönemde yeni uluslararası ihtilafların beklediğini söylemek kehanet olmayacak.

VERGİ SAVAŞLARINA NEDEN OLABİLECEK “DİJİTAL HİZMET VERGİSİ” NEDİR?

“Dijital Hizmet Vergisi” yani “Digital Services Tax”; küresel nitelikte hizmet sunan google, youtube, instagram, spotify gibi pek çok uluslararası şirketin sadece kendi ülkelerinde vergilendirilmesi nedeniyle vergi erozyonuna veya kaybına uğrayan ülkelerin bu erozyonu durdurmaya yönelik geliştirdiği bir önlem.

Özünde doğru ve gerekli bir vergileme alanı. Ancak uluslararası güç dengeleri veya dengesizlikleri nedeniyle dijital hizmet vergilemesi, bir tür Vergi Savaşına veya Ticaret Savaşlarının yeni bir cephesine dönüşme potansiyelini veya riskini bünyesinde barındırıyor.

TÜRKİYE VERGİ SAVAŞ ARENASINA ERKEN VE HIZLI MI GİRİYOR?

Bu tür vergi matrah kayıplarını önlemek için AB harekete geçmiş durumdadır. Kazanç vergisi nedeniyle ABD merkezli bu şirketlerin gelirlerinden pay alamayan AB “Dijital Hizmet Vergileri” uygulama çabası içine girmiş hatta Fransa bu çabayı somut hale getirmiş ve hasılat üzerinden %3 dijital hizmet vergisini hayata geçirmiştir. Fransa’nın ardından hızlı bir atak yapan ve arenaya bodoslama dalan Maliye yönetimimiz, yeni bir vergi yeni bir gelir demektir diyerek iştahını kabartmış hatta Fransa kim ki biz onların uyguladığı oranın en az 2,5 katını uygularız demiştir.

ABD Ticaret Temsilciliği tarafından 02 Aralık Pazartesi günü yapılan açıklamada dijital hizmet vergisi uygulamalardan dolayı bir dizi ülkeye Fransa’ya benzer şekilde soruşturma açılabileceği belirtildi. Söz konusu ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Hatta ABD, Fransa’nın Google, Facebook ve Amazon gibi teknoloji devlerini hedefleyen dijital hizmet vergisi uygulamasına misilleme olarak 2.4 milyar dolarlık Fransız ürününe tarife planladığını da açıkladı.

ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer’ın açıklamasında, Avusturya, İtalya ve Türkiye’ye de benzer dijital vergiler için soruşturma başlatılmasının değerlendirildiğini de belirtti ki bu; iki ülkede yani İtalya ve Fransa uygulanan Dijital Hizmet Vergisi oranı %3 civarında olmasına rağmen bu yaptırım ve vergi uygulamaları karşılık buldu. Bizdeki oranın yaptırım uygulanacak iki ülkeye bakıldığında %7,5 ile neredeyse onların 3 katı olduğunu baz alırsak işimiz pek de kolay görünmemektedir.

Geçtiğimiz Mayıs ayında çelik ithalatımıza ABD’nin uyguladığı gümrük vergisi nedeniyle zor günler yaşamıştık. Daha onu yeni atlatmışken kendimizi ekonomik eksenli yeni bir sorunun ortasında bulma durumu ile karşı karşıyayız. Böyle bir durumun arkasında, maliye politikalarının salt fiskal amaç ekseninde, muhtemel etkilerinin değerlendirilmeden şekillendirilmesi önemli bir unsur. Torbadan çıkan, özensiz, etki analizi yapılmamış yasaların etkilerinin ne boyuta ulaşabileceğini görmek açısından dijital hizmet vergisi ilginç bir örnek olarak karşımızda durmaktadır.

Dijital Hizmet Vergisinin konuluşu ve uygulanış maksadının doğruluğu tartışılmaz. Ancak dünya ülkeleri bu vergiyi %3 civarında uygularken bizim %7,5 uygulamamız maalesef sorunu daha da derinleştirecektir. Yeni olan bu vergiye geçiş aşamasında diğer uygulayıcı ülkelere nazaran daha düşük bir oran belirlenip dünya dengeleri gözlemlendikten sonra oran değiştirilebilirdi. Kaldı ki aynı kanunda Sayın Cumhurbaşkanına alt ve üstü limitler dahilinde vergi oranını artırma ve azaltma yetkisi verilmiş olmasına ve kolaylıkla bir karar ile oranı değiştirebilecek bir mevzuatımıza(!) rağmen böyle bir uygulama yapılmadı.

Şimdi hep birlikte uluslararası bu vergi savaşının bizi nereye götüreceğine hep birlikte tanık olacağız.

05.12.2019

Dr. Ozan BİNGÖL

Başkent Üniversitesi Öğr. Gör.

 

NOT: Tüm hakları yazarına aittir. Yazar adı ve vergiyedair.com sitesindeki aktif linki belirtilerek kısmi alıntı yapılabilir. Yazardan izin alınmaksızın aynen yayımlanamaz veya farklı şekillerde kullanılamaz.  Aksi davranışlar için gerekli hukuki süreç başlatılır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s