Not Bu yazıdaki veriler 23.04.2025 tarihi itibariyle güncellenmiştir.
Deprem Vergisi Diye Bir Vergi Var mı?
Aslında vergi mevzuatımızda “Deprem Vergisi” diye bir vergi yoktur. Bilindiği üzere 26.11.1999 tarih ve 23888 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 4481 sayılı “17.8.1999 ve 12.11.1999 Tarihlerinde Marmara Bölgesi ve Civarında Meydana Gelen Depremin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpları Gidermek Amacıyla Bazı Mükellefiyetler İhdası ve Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ” ile;
- Ek Gelir Vergisi,
- Ek Kurumlar Vergisi,
- Ek Emlak Vergisi,
- Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi,
- Özel İletişim Vergisi,
- Özel İşlem Vergisi
uygulanması cihetine gidilmiştir. Aynı Kanunda Depremden zarar görünlere ilişkin bazı vergi ve harç istisnaları getirilmiştir. Kanunun ismi ve vergilerin ihdas nedeni ile söz konusu vergiler “Deprem Vergisi” olarak isimlendirilmiştir.
Yukarıdaki vergilerde “Özel İletişim Vergisi” kalıcı nitelikte bir vergi olarak günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Bu nedenle günümüzde “Deprem Vergisi” denince akla ilk gelen vergi “Özel İletişim Vergisi” olmaktadır.
Yukarıdaki gelişim kapsamında bakınca, teknik vergi literatüründe “Deprem Vergisi” isimli bir vergi söz konusu değildir. Ama kamuoyunun literatüründe “Deprem Vergisi” söz konusu olup bununla da kast edilen esas itibariyle “Özel İletişim Vergisi”dir.
Deprem İçin Çıkarılan Bir Vergi Neden Kalıcı Oldu?
İktidarlar, vergi idareleri tahsili kolay ve verimli vergi türlerini kolay kolay bırakmazlar. Özel İletişim Vergisi de verimli ve toplaması kolay bir vergidir. Nitekim, birkaç operatör ve internet servis sağlayıcı aracılığı ile çok bir maliyete katlanmadan toplanabilmektedir.
Özel İletişim Vergisi (ÖİV) 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesine göre tahakkuk ve tahsil ediliyor. Özel iletişim vergisinin konusu, mükellefi ve oranları tek maddede yer alıyor. Madde metninin son halini aynen veriyoruz:
Özel iletişim vergisi
Madde 39- 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak suretiyle veya 5809 sayılı Elektronik haberleşme Kanunu uyarınca bu Kuruma bildirim yapılması veya bu Kurumca kullanım hakkı verilmesi yoluyla yetkilendirilen veya yetkilendirilmiş sayılan işletmecilerin (kablo tv altyapısı üzerinden teknik olarak verilebilecek her türlü hizmetleri dışında, görev sözleşmesi ile ulusal egemenlik kapsamındaki uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletme yetkisine sahip olanlar hariç);
a) Her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dâhil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri %10,
b) Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri %10,
c) Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmeti %10,
d) (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girmeyen diğer elektronik haberleşme hizmetleri %10,
Oranında özel iletişim vergisine tâbidir.
1999 Yılından Bu Yana Ne Kadar Teknik Anlamda “Özel İletişim”, Halk Tabiri ile “Deprem” Vergisi Tahsil Edildi?
Aşağıdaki tabloda 1999 yılında ilk uygulanmaya başladığı yıldan itibaren tahsil edilen Özel İletişim Vergisi rakamlarına yer verdik. İlk yıl 5.000 TL ile başlayan tahsilat, aradan geçen yirmibeş yılı aşkın sürede (Mart 2025 sonuna kadar) 144 milyar 924 milyon 884 bin TL’ye ulaşmıştır.
Grafik: Yıllar İtibariyle Özel İletişim Vergisi (1999-2024)

Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle eski tarihli tahsilatlar bugün için anlamsız kalmaktadır. Bu nedenle aşağıda 25 yıldaki TL tahsilatların ilgili yıldaki ortalama döviz kuru ile karşılığını da hesapladım. Sonuç 25 yılda 39,7 milyar dolarlık tahsilat yapılmıştır. 2025 yılı üç aylık tahsilat tutarını da eklerseniz bu tutar 40 milyar dolara ulaşmaktadır.

Özel İletişim Vergisi “Deprem Fonu” Değildir.
Özel İletişim Vergisi her ne kadar Marmara Depremi sonrası ve depremin yaralarını sarma gibi bir gerekçe ile de ihdas edilmiş olsa, diğer bütçe vergi gelirleri kapsamındadır. Gider Vergileri Kanunu içinde düzenlenmiştir. Gerek Türkiye’de gerekse modern dünyada vergiler belli giderlere özgülenmezler. Kamu giderlerini karşılamak üzere bütçede toplanır ve kamusal ihtiyaçlar için harcanırlar. Buna karşılık, fon şeklinde toplanan paralar ise fon amacına uygun işler için özgülenir. O amacın gerçekleştirilmesi için fon mevzuatında öngörülen kapsamda kullanılır.
Özel İletişim Vergisi, bir tür dolaylı vergidir. Kullanılan iletişim hizmeti üzerinden alınmaktadır. Toplanan vergilen genel bütçe gelirlerine eklenmekte ve genel bütçe giderleri için kullanılmaktadır. Bu kullanımın içine deprem için yapılan harcamalar girdiği gibi, yol, köprü, hastane yapımı, çalışanların ücretlerinin ödemesi de girer.
ÖİV Dahil Tüm Vergilerin Nereye Harcandığı Konusunda Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Önemli
Ne zaman bir deprem olsa, deprem vergileri nereye harcandı diye soruyoruz. Oysa trilyonlarca her yıl ödediğimiz trilyonlarca liranın nerelere harcandığını sormuyoruz. İsraf, yolsuzluk kokan her kamu harcaması için benim vergilerimi niye buralara harcıyorsun diye sorsak demokraside üst lige çıkarız.
Demokratik toplumun en önemli unsurlarından birisi vergisine sahip çıkmasıdır. Neye ne kadar vergi ödediği yanında, kimin neye ne kadar ödemediği ve toplanan vergilerin nerelere harcandığı konusunda hesap sorabilmektir olgun demokrasi.
Türkiye’de 5018 sayılı Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu aslında vergi dahil diğer kaynaklardan toplanan gelirlerin harcanmasında şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk gibi ilkeleri daha kurumsal şekilde mevzuatımıza dahil etti. Şu anda kamu hesaplarına, gerek gelir, gerekse gider pek çok istatistiğe kolayca ulaşabiliyoruz. Tabi ulaşamadığımız genel bütçe dışında kurumlar da yok değil. TRT bunlardan birisi. Raporlarında en temel gelir kalemi olan bandrol gelirlerine yer verilmiyor. Oysa bandrol, vergi benzeri bir karaktere sahip olup toplanan kaynağı ve bunun nerelere harcandığını bilmek gerekir.
Kamu harcamalarında şeffaflığın önemli bir unsuru da kamu ihale mevzuatıdır. Kamu alımlarının rekabetçi, şeffaf ve en uygun fiyata yapılması için kamu ihale sisteminin işlerliği önemlidir. Kapsamının çok geniş olması gerekir ki şeffaflık olsun. Bu noktada biraz sıkıntılıyız. Pek çok kurum ve işlemde Kamu İhale mevzuatının dışına çıkıldı ve bu eğilim devam ediyor.
Ancak her şeye rağmen son dönemde vatandaşın daha fazla vergisinin peşine düştüğünü, hesap sormaya başladığını görüyoruz. Çorbada az da olsa tuzu olan biri olarak vergi bilincindeki gelişmeler bizi mutlu ediyor.
Not: Bu yazıdaki veriler 23.04.2025 tarihi itibariyle güncellenmiştir.
29.01.2020
NOT: Tüm hakları yazarına aittir. Yazar adı ve vergiyedair.com sitesindeki aktif linki belirtilerek kısmi alıntı yapılabilir. Yazardan izin alınmaksızın aynen yayımlanamaz veya farklı şekillerde kullanılamaz. Aksi davranışlar için gerekli hukuki süreç başlatılır.
Kategoriler:özel iletişim vergisi





2 replies »