GENEL

YENİ TORBA YASA VERGİ ALANINDA NELER GETİRİYOR?

İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİNİN (YENİ TORBA YASANIN) VERGİ İLE İLGİLİ DÜZENLEMELERİ

I-GİRİŞ

Torba yasa, birbirleriyle ilgisiz pek çok konuya ilişkin düzenlemelerin tek bir kanunda bir araya getirilmesi ile oluşturulan yasalardır.

Özellikle son dönemde yasaların “Torba Yasa” formatında yapıldığı görülmektedir. Bu durum yasalaşma sürecinin kontrolü kadar yasa ile ne tür düzenlemeler getirildiğinin takibini de güçleştiriyor.

Torba yasanın içinde yer alan birbirinden çok farklı düzenlemeler arasına kamuoyunun dikkatinden kaçırılmak istenen düzenlemeler, süre uzatmaları, oran değişiklikleri, istisna ve muafiyetler sıkıştırılabiliyor. Eski Roma’da bile torba yasa ile düzenlemenin hukuksuz olduğuna ilişkin yasa var. Bu anlamda özellikle vergi kanunlarının torbadan çıkmasının ciddi sıkıntılar ve riskler içerdiğine ilişkin notumuzu düşelim.

16 Ekim 2020 tarihinde Meclis Başkanlığına AK Partili Milletvekilleri tarafından sunulan İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi vergisel konulara ilişkin pek çok konuyu da içermektedir. Aşağıda Torba Yasa ile ilgili öne çıkan hususlara ilişkin özet yapılmıştır.

Torba Yasa teklifi yürütme ve yürürlük maddesi ile birlikte 43 maddeden müteşekkildir. Vergi ile ilgili temel düzenlemeler ise aşağıdaki başlıkları içermektedir:

  • Evden Üretilip İnternetten Ürün Satışına İlişkin Gelir Vergisi Muafiyeti (Md. 10)
  • Gerçek Kişi İhracatçılara İlave Teşvik Unsuru Devreye Sokuluyor (Md. 11)            
  • Sermaye Şirketlerinin Kendi Hisse Senetleri Veya Ortaklık Paylarını İktisap Etmeleri Belli Şartlarda Dağıtılmış Kar Payı Sayılacak (Md. 12)         
  • Gvk Geçici 67 İnci Maddenin Uygulama Süresi 31.12.2025’e Kadar Uzatılıyor (Md. 14)   
  • Gvk Geçici 68 İnci Maddenin Uygulama Süresi 31.12.2025 Tarihine Kadar Uzatılıyor (Md. 15)
  • Kısmi Zamanlı Çalışmayı Cazip Hale Getirmek İçin Kısmi Zamanlı Çalışanlar İçin Gelir Vergisi Ve Damga Vergisi İstisnası Getiriliyor. (Md. 16)     
  • Yeni Varlık Barışı Geliyor (Md. 17)           
  • Kurumlar Vergisi Oranına İlişkin Değişiklik Öneri              
  • Katma Değer Vergisi Kanununa İlişkin Hususlar 
  • Konaklama Vergisinin Yürürlük Süresi Erteleniyor.          

II-TORBA YASA TEKLİFİNİN GEREKÇESİ

Teklifi veren milletvekilleri tarafından teklifin genel gerekçesinde böyle bir tekliğin neden gündeme geldiği hususu Teklifin Genel Gerekçe bölümünde sunulmuştur.

Teklifin Genel Gerekçesinde böyle bir teklife gerek duyulma nedenleri aşağıdaki şekilde sıralanmış:

  • Koronavirüs (Covid-19) salgınının istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması,
  • Salgın nedeniyle işçi ve işverenler üzerinde oluşan yükün sosyal devlet ilkesi gereğince paylaşılması ve giderilmesi,
  • Normalleşme sürecinde hareketlenecek ekonomik aktivitenin istihdamla desteklenmesi, istihdamda devamlılığın sağlanabilmesi.
  • Ekonomik program hedeflerinin gerçekleştirilmesi, vergi rekabeti, vergide adalet, basitlik, etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde bazı güncellemelerin yapılması
  • Mükelleflerin gönüllü uyumunu gözeten, vergi güvenliğini güçlendiren, yatırımları ve sermaye piyasasını teşvik eden, İdarenin etkin ve hızlı karar almasını sağlayan değişikliklerin yapılması
  • Kamu kurumları ile vatandaşlardan gelen taleplerin karşılanması

şeklinde sıralanmıştır.

Tabi Torba Yasa teklifinde Jokeyler, yamakları ve antrenörleri için getirilen, gelirleri ne olursa olsun %20’den fazla vergilendirilmemeleri ile ilgili defalarca uzatılan geçici madde süresinin bu kez 31.12.2020’den 31.12.2025’e uzatılması gibi yaşadığımız pandemi ile ilgisi kurulamayan düzenlemeler de var.

III-TEKLİFİN İLK 9 MADDE İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU İLE İLGİLİ

Torba Yasa teklifinin ilk dokuz maddesi 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile ilgilidir. Yasada teklifinin genel gerekçesinde bu maddelerin gerekçesi aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:

  • Koronavirüs kaynaklı kısa çalışma ve kısa çalışmanın sona ermesini takiben sağlanan normalleşme desteğine ilişkin Cumhurbaşkanına tanınan yetki süresinin uzatılması söz konusudur.
  • İşsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişilerin işten ayrılmalarını takip eden 90 gün içerisinde işe girmeleri ve bu iş yerinde 12 ay süreyle kesintisiz çalışmaları halinde uzun vadeli sigorta primlerinin tamamının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmasının sağlanması,
  • 1 Ocak 2019 ile 17 Nisan 2020 tarihleri arasında; işini kaybetmiş kişilerin yaptıkları işlerle ilgili becerilerini kaybetmeden yeniden istihdama dönmelerine; bu kapsamdaki kişilerin başvurmaları halinde işe alınarak fiilen çalıştırılacak veya ekonomik aktivitenin canlandığı döneme bir hazırlık olarak işe ve işyerine bağlılıklarını sağlamak amacıyla ücretsiz izne ayırma imkânı getirilmesi; bu surette istihdama katılamayanları da geçici bir süre destekleyerek sonraki dönemde işgücüne ve istihdama katılımlarına katkıda bulunulması,
  • Normalleşme döneminde işverenler tarafından son 16 aylık dönemdeki en düşük sigortalı sayısına ek olarak istihdam edilecek her bir çalışan için işe alındığı tarihten itibaren fiilen çalıştırılacaklara ücret desteği ve ilave olarak işe alınacaklardan işveren tarafından ücretsiz izne ayrılacaklara nakdi ücret desteği verilmesi, amaçlanmaktadır.
  • 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu, geçici 19 uncu ve geçici 21 inci maddelerinde işsizlikle mücadele kapsamında istihdamın korunması ve artırılması amacıyla özel sektör işverenlerine kolaylık ve başta dezavantajlı gruplar olmak üzere işsizlerin istihdam edilmelerini sağlamak amacıyla 2020 yılı sonuna kadar uygulanacak olan destek ve teşviklerin uygulama sürelerinin ihtiyaç duyulması halinde 31/12/2023 tarihine kadar uzatmak üzere Cumhurbaşkanına yetki verilmesi öngörülmektedir.
  • Diğer taraftan Esnaf Ahilik Sandığı uygulamasının yürürlük tarihi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 22 nci maddesiyle 1/1/2021 tarihine ertelenmiş olup yapılan değişiklik ile, koronavirüs salgınının olumsuz etkileri gözönünde bulundurularak Esnaf Ahilik Sandığı uygulamasının yürürlük tarihinin 31/12/2023 olarak değiştirilmesi hedeflenmektedir.

IV-VERGİSEL DÜZENLEMELER

IV.1- Evden Üretilip İnternetten Ürün Satışına İlişkin Gelir Vergisi Muafiyeti (Md. 10)

Evlerinde ürettikleri malları internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satışını yapanlar belirli şartlarla gelir vergisi muafiyeti kapsamına alınmaktadır.

Teklife göre, bir işyeri bulunmaksızın sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve alet kullanmaksızın oturdukları evlerde imal ettikleri malları internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanların bu faaliyetleri muaflık kapsamına alınmakta ve bunların elde ettikleri hasılatları üzerinden tevkif suretiyle vergilendirilmeleri sağlanmaktadır.

Bu muafiyetten faydalanabilmesi için vergiden muaf esnaf belgesi alınması, Türkiye’de kurulu bankalarda bir ticari hesap açılması, tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi ve hasılat tutarının belirlenen tutarı aşmaması gerekmektedir.

Evlerde imal edilmemiş olan dışarıdan satın alınan malların internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satışı ise madde kapsamına girmemektedir.

Diğer taraftan, ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tâbi olanlar ile maddede sayılan faaliyetleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar bu muafiyetten faydalanamayacaklardır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına, maddede belirtilen oranları ve tutarı, yarısına kadar indirme ve iki katma kadar artırma yetkisi verilmektedir.

IV.2- Gerçek Kişi İhracatçılara İlave Teşvik Unsuru Devreye Sokuluyor (md. 11)

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun diğer indirimleri düzenleyen 89 uncu maddesinin birinci fıkrasına yeni bir bent eklenmekte ve bent kapsamında mal ihracatından elde edilen kazançların %50 sinin beyannamede bildirilen gelirlerden indirilmesine imkân tanınmaktadır.

Söz konusu indirimden faydalamlabilmesi için bentte belirtilen hasılat ve istihdam şartlarının sağlanması gerekmektedir. İhracat kapsamı ağırlık ve tutar itibarıyla Ticaret Bakanlığınca belli edilen tutarı aşmayan mikro ihracat olarak ifade edilen mal ihracından elde edilen kazançlar maddede düzenlenen indirimden yararlanabilecektir.

Yazılım, tasarım, proje dahil hizmet ihracatı kapsamında elde edilen gelirler düzenleme kapsamına alınmamıştır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına, bentte yer alan oran, tutar ve sayıları yarısına kadar indirme ve iki katma kadar artırma yetkisi verilmektedir.

IV.3- Sermaye Şirketlerinin Kendi Hisse Senetleri veya Ortaklık Paylarını İktisap Etmeleri Belli Şartlarda Dağıtılmış Kar Payı Sayılacak (Md. 12)

Teklifin 12. Maddesine göre tam mükellef sermaye şirketlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında kendi hisse senetlerini veya ortaklık paylarını iktisap etmeleri durumunda bunları;

  • Sermaye azaltımı yoluyla itfa etmeleri halinde iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutarın sermaye azaltımına ilişkin kararın ticaret sicilinde tescil edildiği tarih,
  • İktisap bedelinin altında bir bedel karşılığında elden çıkarmaları halinde iktisap bedeli ile elden çıkarma bedeli arasındaki fark tutarın elden çıkarma tarihi,
  • İktisap ettikleri tarihten itibaren iki tam yıl içerisinde, sermaye azaltımı yoluyla itfa etmemeleri veya elden çıkarmamaları halinde, iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutarın iktisap tarihinden itibaren iki tam yıllık sürenin son günü,

itibarıyla dağıtılmış kar payı sayılacağı düzenlenmekte ve bu tutarlar üzerinden %15 vergi tevkifatı yapılması sağlanmaktadır.

Bu suretle tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi hisselerini iktisap etmek suretiyle vergisiz bir şekilde kar dağıtımı yapmalarının önüne geçilmekte ve şirket karlarının dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın tevkif yoluyla alınacak vergiye ilişkin bir vergi güvenlik müessesesi ihdas edilmektedir.

Maddede, ayrıca tevkif edilen vergilerin herhangi bir vergiden mahsup edilemeyeceği düzenlenmekte ve Cumhurbaşkanına mevcut oranı %30’a kadar artırma ve sıfıra kadar indirime hususunda yetki verilmektedir.

IV.4- GVK Geçici 67 inci Maddenin uygulama Süresi 31.12.2025’e Kadar Uzatılıyor (md. 14)

Menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel fınans kurumlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik hükümler içeren Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinde yapılan düzenlemeyle, maddenin uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmaktadır. İstisna kapsamındaki kazançların hangi durumda madde kapsamında tevkifata tabi olacağı ile ilgili bazı konulara ilişkin de açıklama getirilmektedir.

IV.5- GVK Geçici 68 inci Maddenin Uygulama Süresi 31.12.2025 tarihine Kadar Uzatılıyor (md. 15)

Yokeylere, jokey yamakları ve antrenörlerine ücret olarak yapılan ödemelerden %20 oranında tevkifat yapılmasına ilişkin hükümler içeren Gelir Vergisi Kanununun geçici 68 inci maddesinin uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmaktadır. Ayrıca stopajı yapacaklarla ilgili de daha önce çeşitli kanunlarda yapılan değişikliklere uygun düzeltmeler yapılmaktadır.

IV.6- Kısmi Zamanlı Çalışmayı Cazip Hale Getirmek İçin Kısmi Zamanlı Çalışanlar İçin Gelir Vergisi ve Damga Vergisi İstisnası Getiriliyor. (Md. 16)

Maddeyle, kısmi zamanlı çalışmanın teşvik edilmesi kısmi zamanlı çalışmayı kabul eden hizmet erbabına gelir vergisi ve damga vergisi istisnası getirilmektedir. Söz konusu istisnadan yararlanılabilmesi için kısmi süreli çalışmayı kabul eden mevcut çalışanın çalışmadığı gün sayısı kadar kısmi zamanlı yeni bir çalışan istihdam edilmesi ve bu çalışanın en az altı ay süreyle çalışmaya devam etmesi gerekmektedir. Bu kapsamdaki istisna uygulaması nedeniyle vazgeçilecek gelir vergisi her bir çalışan için aylık brüt asgari ücretin %10 unu aşamayacak olup, kısmi süreli çalışmaya geçen çalışanların belirlenen vergi tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilecektir.

Bu istisna, oniki ayı geçmemek üzere, kısmi süreli olarak yeni istihdam edilen çalışanın çalışmaya devam ettiği sürece uygulanır. Buna ek olarak, gelir vergisinden istisna edilen ücretler damga vergisinden de istisna edilmektedir. Böylece, mevcut çalışanlardan kısmi zamanlı olarak çalışmayı isteyenlere destek sağlanmakta ve çalışılmayan süreler için de yeni istihdam sağlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, Cumhurbaşkanına maddede belirtilen süreleri ve oranı artırma ve Hazine ve Maliye Bakanlığına maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda yetki verilmektedir.

IV.7- Yeni Varlık Barışı Geliyor (Md. 17)

Teklifin 17. Maddesi ile  yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılmasına ve bu varlıklarını Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişilerin maddedeki hükümler çerçevesinde bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilmelerine imkan sağlanmaktadır.

Ayrıca, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak işletmelerin kayıtları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların kanuni defterlere kaydedilmesi imkanı getirilmektedir.

Madde kapsamında bildirim veya beyana konu edilen varlıklar nedeniyle, maddede belirtilen şartların yerine getirilmesi kaydıyla, hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülmektedir. Ayrıca, maddenin son fıkrasıyla maddenin uygulamasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanına ve Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetkiler düzenlenmektedir.

MADDE 17- 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 93- Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, bu maddedeki hükümler çerçevesinde, 30/6/2021 tarihine kadar

Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilirler.

Birinci fıkra kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya fınansal kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/6/2021 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır.

Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bu madde kapsamında Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/6/2021 tarihine kadar vergi dairelerine bildirilir. Bildirilen söz konusu varlıklar, 30/6/2021 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Bu fıkra kapsamında bildirilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması hâlinde, sermaye artırım kararının bildirim tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın bildirim tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir.

Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

Bu madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Bu hükümden faydalanılabilmesi için birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.

Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan süreleri, bitim tarihlerinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirime esas değerlerin tespiti, bildirimin şekli, içeriği ve ekleri ile yapılacağı yeri, maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

IV.8- Kurumlar Vergisi Oranına İlişkin Değişiklik

Teklifin 33 üncü maddesiyle, Cumhurbaşkanına, %20 olan kurumlar vergisi oranını beş puana kadar indirme ve tekrar kanuni seviyesine getirme yetkisi verilmektedir.

Diğer taraftan, halka açıklığı, kaydiliği ve kurumsallaşmayı teşvik etmek amacıyla, bankalar, fınansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumlan ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri hariç olmak üzere payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında işlem görmek üzere en az %20 oranında ilk defa halka arz edilen kuramların paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kazançlarına kurumlar vergisi oranının 2 puan indirimli olarak uygulanmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

IV.9- Katma Değer Vergisi Kanununa İlişkin Hususlar

Teklifin 21. Maddesiyle, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan uygulamanın süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmaktadır. Buna göre, dahilde işleme rejimi kapsamında ithal ürünlerin vergisiz temini nedeniyle, bu alanda yerli üreticiler aleyhine rekabet eşitsizliği oluşmasını önlemek üzere, dahilde işleme izin belgesine sahip mükelleflerin yurt içinden temin edecekleri maddelerde 3065 sayılı Kanunun 11/1-e maddesinde düzenlenen tecil- terkin uygulaması kapsamında işlem yapılabilmesine devam edilmesi sağlanmaktadır.

Teklifin 22. Maddesiyle, 3065 sayılı Kanunun geçici 23 üncü maddesinde yer alan uygulamanın süresi 31/12/2023 tarihine kadar uzatılmaktadır. Böylece, Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve donanımlarının bedelsiz teslimleri, bunlara ilişkin yazılım teslimi ve hizmetleri ile bu mal ve hizmetlerin bağışı yapacak olanlara teslim ve ifasına sağlanan KDV istisnasına devam edilmesi sağlanmaktadır.

Ayrıca, teklifin 37. Maddesi ile, uygulama süresi 31/12/2020 tarihinde sona eren; İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında İstanbul Proje Koordinasyon birimine yapılacak teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinden istisna edilmesine yönelik geçici maddenin uygulama süreleri 2025 yılı sonuna kadar uzatılmaktadır.

IV.10- Konaklama Vergisinin Yürürlük Süresi Erteleniyor.

Teklifin 39. maddesi ile konaklama vergisinin yürürlüğünün 01.01.2021’den 01.01.2022’ye uzatılması düzenlenmektedir.

V-DEĞERLENDİRME

Yine, yeniden, “YENİ” bir torba yasamız daha yolda. Umarız bu son olur. Torba yasaların yasama sürecinin sağlıklı ve şeffaf işlemesinin önünde en büyük engellerden biri olduğu açıktır.

Yeni torba yasa teklifi ile birbirinden bağımsız pek çok husus düzenleme konusu yapılmıştır. Bir kısmının gerekliliği yadsınamaz. Bir kısmının ise pandemi ile mücadele temalı bu teklifte niye yer aldığını anlamakta zorlanıyoruz.

Teklifin yasalaşma sürecini ve teklifteki maddelerin Meclis Komisyon ve Genel Kurul sürecinde ne şekilde evrileceğini birlikte takip edeceğiz.

Bu teklifin ardından kamuoyunda yeni bir vergi affı, yapılandırma, matrah artırımı, adına ne derseniz deyin, beklentisinin perçinlendiğini de belirtmek gerekir. Bu konuda da adım atılacaksa gecikilmeden atılmalıdır. Yoksa mükellefin ödeme isteği törpülenmekte, idarenin tahsil gücü zayıflamaktadır.

17.10.2020

Dr. Ozan BİNGÖL

Başkent Üniversitesi Öğr. Gör.

NOT: Tüm hakları yazarına aittir. Yazar adı ve vergiyedair.com sitesindeki aktif linki belirtilerek kısmi alıntı yapılabilir. Yazardan izin alınmaksızın aynen yayımlanamaz veya farklı şekillerde kullanılamaz.  Aksi davranışlar için gerekli hukuki süreç başlatılır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s