GELİR VERGİSİ

VERGİSİZ NAFAKA BALDAN TATLIDIR.

Son günlerde, nafaka ödemesinin süresi ile ilgili tartışmalar sürüp gidiyor. Konu pek çok boyutu ile tartışılmasına rağmen, nafaka adı altında yapılan yüksek tutarlı ödemelerin vergisel boyutu pek gündeme gelmiyor. Oysa, basına yansıyan olaylardan nafaka adı altında dudak uçuklatan rakamlar havalarda uçuşuyor. Aşağıda sadece bir kaçını veriyoruz:

Cem Yılmaz, 500 bin dolar tazminat ödedikten sonra her ay da 10 bin dolar nafaka ödüyor.

Fuji Film’in Türkiye mümessili olan Mehmet Garan,  2.5 milyon TL tazminat ve her ay 50 bin TL nafaka ödüyor.

Caner Erkin 132 bin 500 TL olan bir yıllık nafakayı önden ödedi.

Acun, Zeynep Yılmaz’a aylık 150 bin TL, Şeyma Subaşı’na ise 125 bin TL ödüyor.

Kaynak: https://onedio.com/haber/dudagimiz-ucukladi-bosanmalarindan-sonra-rekor-tazminat-ve-nafakalarla-akillara-kazinan-unluler-850908

Yukarıda daha çok magazin boyutu ile gündeme gelen nafaka adı altında yapılan yüksek gelir transferlerinin vergisel boyutuna değineceğiz. Vergi adaletine ters düştüğünü düşündüğümüz mevcut duruma ilişkin somut öneri sunacağız.

Nafaka Nedir?

Nafaka TDK’ya göre, “geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik” anlamına gelmektedir.

Nafaka aslında Medeni Kanununda düzenlenmiştir. Aile hukuku kapsamında 4 çeşit nafaka şekli bulunmaktadır. Kısaca;

  • Tedbir Nafakası: Boşanma davası açılmadan önce veya açıldıktan sonra herhangi bir eşin veya ergin olmayan çocukların (18 yaşından küçük çocuklar) geçinmesini sağlamak üzere hükmedilen nafaka türüdür.
  • İştirak Nafakası: Boşanma davası neticesinde çocuğun velayeti kendisinde olmayan eş aleyhine çocuğun giderlerine katılmasını sağlamak üzere hükmedilen nafakadır.
  • Yoksulluk Nafakası: Evliliğin boşanma kararı ile bitmesi nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine, diğer eş aleyhine hükmedilen nafakadır. Ancak nafaka isteyen tarafın ağır kusur hali olup olmadığı önemlidir.
  • Yardım Nafakası: Yardım nafakasının boşanma davası veya evlilik ile bir ilişkisi yoktur. Bir kimsenin, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy ve üstsoyu ile kardeşlerine ödediği nafaka çeşididir.

Nafaka davasına bakmaya 4787 sayılı kanun ile kurulan Aile Mahkemeleri görevlidir.

Nafaka Vergiye Tabi mi? Nafakanın Vergisi Var mı?

Şimdi gelelim asıl meselemize, nafakanın vergisi var mıdır?

Nafaka ödemeleri Gelir Vergisi Kanununun (GVK)  Md. 25/8’e göre tutarı ne kadar olursa olsun vergiden istisna edilmiştir. Ayrıca nafaka ivazlı bir intikal sayıldığından bu nedenle Veraset ve İntikal Vergisinin de (VİV) konusuna da girmemektedir.

Oysa normal şartlarda eşler arasındaki her türlü taşınır-taşınmaz varlık geçişleri, bağışlar, hediyeler, yardımlar vergiye tabidir. Nakdi ya da ayni olarak hediyeyi-bağışı alan taraf 2019 yılı için istisna edilen 5.760 lirayı aşan tutarlar üzerinden vergi ödemek zorundadırlar. Ancak konu mahkeme kararı ile verilmiş nafaka olduğunda herhangi bir vergisel işlem doğmamaktadır.

Boşanma protokolleri ise damga vergisine tabi olmakla birlikte, gayrımenkullerin devri sırasında da tapu harcı ödenmesi gerekmektedir.

Son dönemde sosyal medyada da gündem olan süresiz nafaka tartışmalarına farklı bir boyut katmak istiyorum.

Nafakanın süresi tartışılırken vergisi maalesef hiç tartışılmamaktadır. Oysa ki vergi yükünün her geçen gün arttığı, vergi tabanının dar olduğu, asgari ücretlinin bile dolaylı+dolaysız vergi olarak yıllık %42’ye yakın vergi ödediği bir coğrafyada milyonluk nafaka gelirlerinden vergi almamak var olan bu vergi adaletsizliğini katmerli hale getirmektedir.

Takdir edersiniz ki bu yolla vergisiz kazancın bir başka tarafa transfer edilmesi de bir nevi gelir transferi olmaktadır.

Örneklerine baktığımızda fazlasıyla yüklü miktarda paraların nafaka yoluyla elde edildiği malumunuzdur. Bugün bir asgari ücretlinin 2.558 TL olan brüt ücretinden 538 TL SGK primi+damga vergisi+gelir vergisi kesilmekte iken aylık 125.000 TL nafaka ile eşinden ayrılan bir kişin bir lira vergi vermemesi ahlaki olmamaktadır. Girişte Türk Dil Kurumunun açıkladığı gibi, “geçimlik” olması gereken bir paranın zenginlik kaynağı haline dönüşmesi kabul edilebilir bir durum değildir. İşin doğası ve amacının aşılması anlamına gelir.

Bu nedenle, belli bir tutarın üzerindeki nafaka ödemelerinin vergiye tabi tutulması haksız gelir aktarmalarının ve zenginleşmelerin önüne geçecektir. Bu kapsamda, süreli-süresiz nafaka tartışmaları devam ederken yapılacak düzenlemeye vergisel boyutu düzenlemeye yönelik bir madde eklenebilir.

Nafaka Gelirleri Nasıl Vergilenebilir? Yüksek Nafaka Ödemelerinin Vergilendirilmesine İlişkin Bir Öneri

Nafaka gelirlerinin vergilendirilmesinde iki hususu birbirinden ayırmak gerekir. Bunlar, gerçek anlamda geçimlik nafaka miktarı ile zenginleşme kaynağı olan nafaka miktarı. Bunun için nafaka ödemelerinin vergilendirilmesinde belli bir eşik belirlenmesi gerekir. Örneğin aylık nafaka ödemelerinin brüt asgari ücretin belli bir katına (bir veya iki katı gibi) kadar olan kısmı vergiden istisna edilip geri kalan kısmı ise yıllık gelir vergisi ile alan tarafından beyanname ile bildirilip, artan oranlı vergilemeye tabi tutulabilir.

Mevcut düzenlemede, nafaka ödemelerini gelir vergisinden istisna olduğunu düzenleyen GVK 25 inci maddesinin  aşağıdaki şekilde düzenlenebilir:

“Tazminat ve Yardımlarda
Madde 25
Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisi’nden müstesnadır:

8. Genel olarak nafakaların her ay için aylık brüt asgari ücretin iki katına kadar olan kısmı (Alanlar için) ;”

Nafaka ödemelerinin vergilenmesine yönelik olarak aynı zamanda Gelir Vergisi Kanununun 82 inci maddesinin birinci fıkrasına 7 numaralı bent eklenmesi gerekecektir. Bu konudaki önerimiz ise aşağıdaki gibidir:

Arızi Kazançlar
Madde 82  Vergiye tâbi arızi kazançlar şunlardır:

7. Genel olarak nafakaların (alanlar için) her ay için aylık brüt asgari ücretin iki katını, yıllık olarak 24 katını aşan kısmı.”

Böyle bir düzenleme, aylık olarak brüt asgari ücretin iki katını aşan tutarlar Gelir Vergisi Kanununa göre artan oranlı olarak vergiye tabi olacaktır.

Buradaki asgari ücretin iki katı şeklinde örnek olması için verdiğimiz istisna tutarını artırmak veya azaltmak kanun yapıcıların takdirindedir. Böyle bir düzenleme ile nafaka kapsam ve sınırlarını aşan, vergisiz gelir transferine dönüşen vergi adaletine aykırı durumun önüne geçilmesi yolunda adım atılmış olur. Böylece, gerçek anlamda nafaka alanlarla, nafakayı lüks yaşama aracı olarak kullananlar arasına da önemli bir çizgi çekilmiş, toplumdaki adaletsizlik duygusu bir nebze olsun azaltılmış olur.

Ne dersiniz, nafakanın süresi yanında vergisi de tartışmaya değmez mi? Böylece vergiyi tabana yaymak yerine vergi tabanını (tax base) biraz olsun genişletiriz.

09.05.2019

Dr. Ozan BİNGÖL

Başkent Üniversitesi Öğr. Gör.

 

NOT: Tüm hakları yazarına aittir. Yazar adı ve vergiyedair.com sitesindeki aktif linki belirtilerek kısmi alıntı yapılabilir. Yazardan izin alınmaksızın aynen yayımlanamaz veya farklı şekillerde kullanılamaz.  Aksi davranışlar için gerekli hukuki süreç başlatılır.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s